ecif'e geldiler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ecif'e geldiler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Mayıs 2010 Cuma

404 Ecif'le gündem

Ohhhhh işler bitti bi rahatladım. Kaç gündür iş yetiştircem diye şıtıresten şıtırese koşuyorum. Rüyalarımda vektor aleminin boşluğunda kayboluyorum. Neyse hepsi geçti şu an çok mesudum sevgili patateslerim.

boş zaman bulmuşken hemen bikaç soru sorucam bişiyler söyliycem, diyceklerim var sayın patatezz halkı.

Bi haftadır Bayykal aşağı Bayykal yukarı. Tam anlamıyla da böyle sanırım yoksa Bayykal ileri Bayykal geri mi demeliydim. Şimdi bu konuda aklıma takılan bi kaç şeyi paylaşmak istiyorum.

1- Baykal kendinden bekleneni yapmadı ve olayı yalanlamadı. Şimdiye kadar böyle bi olayı kabul eden olmamıştı sanırım.

2- Olay çok büyük olaydı çok yorum yapıldı ama doğal bi olay olarak gösterildi ve halkımızca kabul edildi. (Herkesin bir sex kaseti olabilir. Korkuyorum.

3-Aileler destekledi, Bayykal'ın eşi 'arkasındayım' diye açıklama yaptı. (Evet önünde değil onu anladık.) Durumu normal karşıladı, belkide önceden biliyodu, aldatılan çoğu kadın gibi o da kabullenmişti bu durumu.

4- Bayytok'un eşi destekledi, Türk erkeğinden beklenmeyecek bir davranış gibi görünse de o sosyal çevre için normal olabilir diye düşünüyorum.

5- Bayykal'ı boxerla görmeyen kalmadı.

6-Baykal eşinden ve halktan özür dilemedi, pişman değil. (Dilemesi gerekir demiyorum, Clinton bile özrünü dilemişti.)

7-İstifasını etti ama şimdi aslanlar gibi geri dönücek. Uzülüyorum böyle bi olay olmasına hemde böyle bi olay yüzünden istifa etmesine. Gidiceği yok, geri gelicek ve mükemmel muhalefetine devam edicek biz de bir sonraki seçimlerde yine kime oy vericez diye düşünücez.

8-Errdoğan bugün bi açıklama yaptı. Tam da yukarıda söylediğim konulara saldırmış, aynen şöyle,

"Hep söylediğimiz şey şudur; Sayın Hikmet Sami Türk gayet güzel bir tespit yaptı. Baştan itibaren hep komplo, komplo, komplo dedi. Komplo dediyse, bu gizli buluşma iddia ediliyorsa, iddia edildiği gibi gerçekten gerçekleştiyse ki şu ana kadar ana muhalefet lideri böyle bir şeyi yapmadığını da söylemiyor. İsmi geçen diğer isim, o da söylemiyor. Kaldı ki biz bu işin içerisinde olmayacağımızı başından beri söyledik ama zorla bizi de bu işin içerisine sokma gayretine girdiler. Ve ister istemez kenarından köşesinden bizi de buna bulaştırıyorlar.

Benim en çok üzüldüğüm konu şudur; Türkiye'nin özellikle toplumsal ahlak değerleri açısından bir erozyona uğratılma gayreti var. En büyük tehlike aslında buradadır. Yani, bu işleri meşru görme gayreti içerisinde olanlar var. En tehlikeli olan yan burasıdır.

Bu milleti ayakta tutan en önemli güç toplumsal ahlakımızdır. Bunun üzerinde spekülasyona girenler var. Ve bunun üzerinden mağdura oynayanlar var ve kusura bakmasınlar böyle bir anlayışı kabul etmemiz mümkün değil ve bu tür rolü oynayanlar eşlerine ihanet edenleri biz hiç bir zaman bu toplumun içinde kalkıp da mağdur olarak göremeyiz, mağdur olarak da kimseye gösteremeyiz, böyle bir gayretin içinde olamayız.

Hangi tarafta olursa olsun, düşüncede olursa olsun, kim bunu yapıyorsa bir defa bunu nasıl olur da mağduriyet içerisine sokabiliriz? Bu, muhafazakar toplumun ahlak değerlerinde bir erozyon başlangıcıdır ki tehlike zaten buradadır, sıkıntı buradadır."

Sevgili Errrr, arkadaşım bitanem sana ne milletin kimle ne yaptığından. Evet ortada abartılan bi mağduriyet durumu var ama insaların özel hayatlarında kaç kişiyle seviştikleri bizi ilgilendirmez değil mi. Eşlerine ihanet edenleri mağdur olarak göremeyiz diyo, nerden biliyosun ortada bi ihanet olduğunu? Eşi yapmış açıklamasını işte arkasındayım diye. Hem zina da yasak olmaktan çıkmış seneler önce, ay bunu hatırlatmasaydım şimdi yeni taslağa eklemeyin. (Zina olayını merak ettiğimden avukat olan teyzemi arayıp sordum "oo seneler önce çıktı o, zina sadece boşanma sebebidir, yani ilerde evlenirsen zina yapabilirsin yada şimdi evli bi erkekle birlikte olabilirsin bi sorun yok."dedi.)

Nolucak ne biticek bilmiyorum da şu anayasa taslağı hikayesi unutuldu gitti. Kaynamasın.

Ayrıca bide Kadıköy barlar sokağındaki masaları Kadıköy belediyesi kaldırtmışç Cok kızgınım. Selami amcadan bunu beklemezdim. Kendisini kınıyorum. Olayda Kadıköy çarşıdakilerin Selami amcayı tanımayıp küfretmesiymiş. Yazıklar olsun. Bütün karizma restlenmiş tabi.

Hepinizi bol bol öpüyorum bitanişlerim. İyi haftasonları.

Not- Pazar günü Kadıköy'de Vintage Records'un açılışı var. Tüm plak severleri bekleriz.
(Kadife sokak çıkışı tekel karşısı. kalabalığı görürsün.)

2 Nisan 2010 Cuma

380 Manitasyon


Benden ayrılan manita, hem iyi iş bulup zengin olur hem de yeni bulduğu manitaya büyük aşık olur. Tavsiyem benle bi 9 ay çıkıp ayrılın.

Kendimle çıkıp ayrılabilsem belki bi yere varabilirim.


*bizzat tarafımdan kanıtlanmıştır.

14 Şubat 2010 Pazar

344 Türk Aile Yapısı







"Pop star Mehtap değil, Pop star mehtap değil."
"Atlet ve sütyenle değil mayokiniyle."
"Bana bağırarak konuşma ordan."
"Erotik yok orda! Hayır yok."
"Meşhur oldun kız onun sayesinde."
"Şimdi kadın kendisine güvenmiş."
"Kesinlikle erotik."
"Halk halk halk konuşucak."


Şu programları izleyen aileyle tanışmak istiyorum. Ortada bi aile var bütün programları izliyo, her gördüğüne inanıyo hayatını dizilere, programlara göre yaşıyo. Evlenmeden sevişmiyo ama aynı evde kocasını aldatıyo, ateşli öpüşüyo, ev istiyo, araba istiyo, sigorta istiyo, para istiyo, kıllısını istiyo, kılsızını istiyo, 60 yaşında bakire istiyo, anacımlı konuşuyo, annesini annem, babasını babam diye çağırıyo, belinde silahla geziyo, kendine delikanlı diyo, Bülent Ersoy'u Fatih Ürek'i çok seviyo ama homoseksüelliğe kesinlikle karşı, elektirik alıyo, elektirik alamıyo, yeni takiplere açık, halka güveniyo yorumlarını dinliyo, kosla oksi ekşın kullanıyo, evde topuklu ayakkabıyla geziyo, yemeklerini eldivenle yapıyo, tertemiz pasparlak bardaklarda vişne suyu içiyo, alkol kesinlikle kullanmıyo, sigara içmiyo, misafirlerine galoş giydiriyo, özet programları izliyo, sevgililer gününde sevgilisine gül ama elini tutmuyo, başkalarının hayatlarını merak ediyo, duvar dinliyo, gözlemliyo, gözetliyo, cinayet çözüyo, porno izlemek için internete giriyo 'türbanlı seks' arıyo, her şeyi biliyo, her şeyden anlıyo, her şeyin farkında, kanmıyo kandırmıyo, dolandırmıyo dolandırılıyo ve asla yalan söylemiyo.

15 Ocak 2010 Cuma

319 Alo alo alo

Aloo iyi dinle iki çift laf edicez şurda?

Sevgili patates bi süredir şu oyuncak bebek işine geri döndüm, buraları da boşladım farkındayım. Ama şu aralar öyle internetlerde gezinesim hiç yok. Sıkıldım o siteden öbürüne koşmaktan (eskiden sörf yapıyoduk ne güzel, mail bekliyoduk, seneler sonra msn kurdum ztn çok komik geldi) internetlerde kaybolmaktan ve saatlerimin sebepsizce geçişini normal karşılamaktan sıkıldım.

Neyse efendim şu aralar kumaş peşindeyim, düğme peşindeyim (düğme piyasası da çok yüksekmiş f.ck) evde sürekli iğne kaybediyorum o iğneler bigün çok pis batıcak birine o gün gelene kadar burdan taşınırsam super olucak tabi. Arada bide Pilatese başladığım için bütün karın kaslarım deli gibi ağrıyo, gülemiyorum gülerken canım acıyo, hayat çok zor. Bi pilatesim eksikti zaten, manyak insanlar ders bitiminde kendilerini alkışlıyolar, bende ne olduğunu anlamadığım için kendimi alkışlamış bulundum sonra durumu fark edip napıyorum ben diye kendime gelip hemen fitnese girdim.

Harika bebeler yaptım ama onların hikayelerini ve artworklerini hazırlamam lazım o yüzden biraz daha bekleyin. Kim bekliycek bilmiyorum ama. Ben burdayım, kendi kendime gülüyorum bazen de dans ediyorum garip bi mutluluk var içimde herkes beni sürekli ekiyo olmasına rağmen.(yok yok sürekli değilde genelde diyelim Yeliz sana diyorum B. Gizem sen anla) Aaaa geldiler mi lan? neyse öptüm cicişler.


PS: geçen gün msn de biri bana lol çekti.

26 Ağustos 2009 Çarşamba

229 İnternetler nereye gidiyor? Köprü'de inicek var.


Bu internetlerde, insanlar ne kadar çok konuşuyolar ya. Walla sıkıldım, billa sıkıldım. Herkesin bi bloğu bi twitter'ı bi frienfeed'i bide facebook'u olduğunu düşünürsek ve hergün buralarda vakit geçirip deli gibi status'ler, feedler verdiklerini düşününce, düşünmeyi bırak görünce, beynim şişti afedersin.

Her ne kadar içinde olsam da bu internetlerin, bi o kadar da kaçmak istiyorum. İnternetlerden kimseyle tanışmak istemiyorum mesela. Irc zamanında yaptık onu, güzel muhabbetler de döndü ama şimdi ne gerek var diyorum.

Mesela Twitter'ın da şu an Türkiye'de ne amaçla kullanıldığını anlayamamaktayım. Feed mi veriyoruz? Takip ettiğimiz insanların günlük hayatlarında yaşadıkları normal durumlara yorumlar mı yapıyoruz. Bu yorumlar ne kadar işimize yarıyo. Feed türleri nelerdir?
nasıl feed verilmelidir? Dünyada dönen feed'lerle Türkiye'deki feed'ler arasında ne gibi farklar vardır? Nedendir? Sadece, artık cebimize msg gelmediği için midir bu farklar?

"Sosyal Ağları kullanıyo musun?" diye soran birine şaşkın şaşkın baktıkdan sonra, gece eve gidip insanın twitter'ını bulup, insanın bütün hayatının twitter ve friendfeed olduğunu görüp, her anını fotograflayıp twitpic'e koymasına şaşırıp, ertesi gün kendisinden gelen follow request'ı reddetmem; düşüncelerimi yeteri kadar açıklıyodur diye düşünüyorum.

Her eve 4 blog, 4 facebook, 4 twitter, 4 friedfeed diyorum. Millet kendi bloğun'a yazı yazmaktan başka şeyleri takip edemez oldu ya da sadece bloğa yazmak, feed vermek için internetleri takip eder olduk mu?

Sosyal ağlarda görüşmek üzere, ben dışarı çıkıyorum.