ecif etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ecif etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Aralık 2010 Çarşamba

452 Hacı by ecif


Geçen sene bu zamanlarda böyle bi t-shirt tasarımı yapmışım. İsteyen olursa t-shirtünü getirsin, basalım :)

Bas bas paraları Hacı'ya.

*merhaba ben kaşarlı kumpirinim diyene beleş.

24 Haziran 2010 Perşembe

413 Ecif'le el işi III

414 Ecif'le el işi III

413 Ecif'le el işi II

412 Ecif'le el işi


sonuçta beklemek sıkıcı bişiy.
bide imza atsam iyimiş.

23 Haziran 2010 Çarşamba

411 Günlük


Boş vakitler istiyorum, uyumak istiyorum bi 12 saat yeter, ayaklarımı uzatıp manasızca evcilik oyunu izlemekten sıkılmak istiyorum, flash forvırdın kaçrdığım bölümlerini izlemek istiyorum, Lost 6. sezonu artık bitirebilmek istiyorum, deli gibi içmek dans etmek istiyorum, moda sahilde bisürü bitaniş görmek istiyorum, adaya gidip denize girmek güneşlenmek istiyorum, dikiş makinasını geri açıp bi sürü bebek dikmek istiyorum, güzel kumaş peşinde koşmak istiyorum, güzel düğme peşinde koşmak istiyorum aslında hiçbiri değil de Nuer'le dans etmek istiyorum.

10 Şubat 2010 Çarşamba

341 Mr Eko

Mr Eko is handmade by Ecif. (Lost Collection)


Yaklaşık 750 yaşında olan Mr Eko Nijerya asıllıdır. 15. yüzyılda İngiltere'den Nijerya'ya gelen denizciler tarafından esir alınmış ve köle olarak satılmıştır. Gençliğinden olsa gerek, durumu kabullenerek 20 yıl bir İngiliz kontunun kölesi olarak yaşamıştır. Sürekli baskı altında olan ve işkence gören Mr Eko'nun yeteneğini keşfetmesi de yine bu zamana denk gelmiştir. Günlerce hiç uyumadan aralıksız olarak çalıştırılan, dinlenmeye çalıştığı sıralarda da kırbaçlanan Mr Eko bir gün sinirlerine hakim olamamış, avazı çıktığı kadar bağırmıştır. Bağırmasıyla birlikte çevresindeki insanlar adeta bir hortuma yakalanmış gibi etrafa saçılmış, düşmüş, ağaçların üzerine savrulmuşlardır. Mr Eko oradan hemen kaçmış, uzun süre saklanmıştır. Saklandığı dönemde nerede yaşadığına dair kanıt bulunmamaktadır. Mr Eko'nun yeniden ortaya çıkışı birinci dünya savaşına denk gelir. Birinci dünya savaşı sırasında Nijerya'ya dönen Mr Eko orada kalmaya ve ülkesini, içinde bulunduğu sıkıcı durumdan kurtarmaya karar vermiş, Nijerya'daki miliyetçilik hareketlerini başlatmıştır. Uzun yıllar süren çatışmalar sırasında keşfettiği yeteneğini kullanıp çok hayat kurtarmıştır. Mr Eko, son zamanlarda İrlanda'da bir sahil kasabasında sakin bir hayat sürmekte ve balıkçılıkla uğraşmaktadır.


*büyüğünü görmek için tıkla bi daha tıkla hah gördün.

4 Şubat 2010 Perşembe

338 Açıklıyorum


Sonunda gözlük aldım, bu zor eylemi başarabildiğim için çok mutluyum. Her ne kadar yakın kız arkadaşlarım bana; Trt2'de sanat programı yapıyorsun, lezbiyensin, feministsin, entelektuelsin, Cumhuriyet okuyorsun, bitki çayı iciyorsun, 9 kedin var gibi çirkin yakıştırmalarda bulunmuş olsalarda hiç umrumda değil. Bütün bunlar sataşma, çekememezlik ve kıskancından ölme gibi davranış şekilleridir. Çünkü hepiniz biliyorsunuz ki ben entellektuel bir insan değilim.

Ayrıca gözlük takmak ve gözlüğü doğru kullanabilmekle ilgili öğrenmem gereken çok şey var. Mesela ağzımda gözlük varken konuşmamam gerekiyomuş.

Gözlerinden öperim. ayy hayatta öpmem, sen kimsin be.

25 Ocak 2010 Pazartesi

329 Mr. Squarehead

Mr. Squarehead is handmade by ecif.

Mr. Squarehead, Cigar galaksisinden (Messier 82) dünyamıza 1947 yılında gelmiştir. Cigar takvimine göre 42, bizim takvimimize göre 325 yaşındadır. 1947 yılında ailesi ve arkadaşlarıyla çıktıkları bir gezi, Mr. Squarehead’in o zamandan sonraki hayatını dünyada geçirmesine yol açmıştır. New Mexico eyaletinin Roswell kasabası üzerinde gezerlerken bir arkadaşlarının nadisinin (ufosunun) kontrolden çıkıp düşmesi ve dünyalıların nadiyi ve arkadaşlarını ele geçirmesine şahit olmuş, görünmezlik kalkanını zamanında açtığı için kendisini ve ailesini yakalanmadan kurtarmıştır. Olayları takip etmiş ve arkadaşını kaybetmenin üzüntüsüyle dünyada kalmaya ve buradaki yaratıkları, insanları daha yakından tanımaya karar vermiştir.

Halk içine çıkarken şekil değiştirebildiği için fark edilmemiş, bir sürü arkadaş edinmiştir. Şimdiye kadar teknolojiden tarıma kadar birçok sektörde çalışmıştır. Eşi ve 5 çocuğuyla birlikte bütün dünyayı gezmiş, Berlin, Londra, Rio de Janeiro, New York, Paris gibi metropollerde uzun süre yaşamıştır. Son zamanlarda İstanbul'da ikamet etmektedir. Türkiye'de uzun süre kalmak üzere gelmiş olmasına rağmen öğrendiğim kadarıyla önümüzdeki günlerde Türkiye'den ayrılacakmış.

63 yıldır dünyada yaşamasına rağmen dünyalıları hala çözememiş, onların nasıl bu kadar bencil olabildiğini hala anlayamamıştır. Sürekli şaşkınlık içindedir.

*üstüne tıkla bi daha tıkla büyüğünü gör.

*artwork by ecif.

20 Ocak 2010 Çarşamba

324 Freckles

Freckles is handmade by ecif. (Lost collection)

Polonya asıllı Freckles, gerçek yaşı 550 olmasına rağmen kendisini 20 yaşında hisseder. Vücudundaki çiller yüzünden ailesi ona Freckles adını koymuştur ki bu da senelerce arkadaşlarının ve yabancıların onunla dalga geçmesine neden olmuştur. Freckles kendini ve çillerini sever, neşeli biridir. Fakat insanlar sürekli onunla dalga geçtiği için o da kendi savunma mekanizmasını oluşturmuştur. Dili sürekli dışarıdadır, zamanla gözlerinin etrafında oluşan parlak ten ise insanların ona bakarken aynı zamanda kendilerini görmesini sağlar. Freckles'ın gözünde kendini gören insanlar, onunla dalga geçtikleri için bir süre sonra içlerine kapanır ve ne kadar uğraşsalar da bir daha sosyalleşemez. Freckles'ın gözlerinin üzerindeki mavi kısım ise erkekleri etkiler. Erkekler onun gözlerinin içine bakar ve anında aşık olur. Freckles onun için kavga eden erkeklere alışkındır. Hatta bir söylentiye göre Polonya'nın 50 yıl Osmanlı himayesinde kalması da Freckles yüzünden olmuştur. Bu dönemde, Frekles'ın üzüntüden gözlerini siyah bir bezle bağlayıp yaklaşık 30 sene öyle yaşadığı söylenir. Freckles, sayısız erkekle birlikte yaşamıştır fakat gerçek aşkını hala bulamamıştır.


*üstüne tıkla, bi daha tıkla büyüğünü gör.
*renkler biraz soluk çıktı.

18 Ocak 2010 Pazartesi

320 Işığa doğru


photography by me


Bizim salon karşı sitenin bahçesine bakıyo. Ben camdan manasızca bakarken, birdenbire bi kalabalık girdi bahçeye davullu zurnalı değil de daha modern djli, mjli, güzel kadınlı, güzel erkekli, bir gelin bir de damatlı. Bildiğin düğün, her türlü dansıyla sevgisiyle. Ben de onlara bakarken birden bire ordan kaçmak istedim. Hemen sağımdaki kapıdan koşarak çıktım, boş bi odaya girdim koşarak o odadan da çıktım, yeni girdiğim odada uzun boylu sarışın 50 yaşlarında bi gavur, 15 kişilik bi gavur grubuna spor yaptırıyodu. Ellerinde küçük tekerlekli bi alet vardı, ona tutunup yerde garip hareketler yapıyolardı, modern pilates kafası. Ordaki durumu algılayamadım ordanda kaçtım koşarak. Büyük binanın terası çimle kaplıydı sanki büyük bi kırlık gibi, hiç beton alameti yoktu diycem ama zeminde bisürü kare kare havuz vardı. Hemen birine atladım. Su çok güzeldi, hava çok güzeldi, çimler çok güzeldi. Zaten nasıl bi yerde olduğumu bilmememin şaşkınlığını atamamıştım ama hiç te umrumda değildi. Havuzdan çıktım, çıplak ayaklarımda çimleri hissettim. Binaya doğru yürüdüm, kapıda aşık olduğum patenleri görüp hemen ayaklarıma geçirdim. Binada kaymaya başladım. Demin koşarak geçtiğim odaya girdim, modern pilates odasına. "Sizin elinizde tekerleğiniz varsa benim de patenlerim var. Ben de katılabilir miyim?" dedim. 50'lik gavur benimle ingilizce konuşmaya başladı bende ona almanca cevap verdim. Beni yere oturttu bi patenimi eline aldı tekerleklerine baktı sonra "aa bu king 55, harika" dedi ve onlara katılmama izin verdi. Onlar garip egzersizler yaparken, ben odanın içinde tur atıyodum.

14 Ocak 2010 Perşembe

318 Sayid ver.02

Sayid is handmade by ecif. (lost collection)

Sayid; yaklaşık 4150 yaşındaki Mısır asıllı, dövüş sanatları ustasıdır. Uzmanlık alanı sopa ile eskrimdir. Yıllar boyunca dünyayı gezmiş, gençleri sanatıyla eğitmiş ve günümüz dövüş sanatlarının gelişime büyük katkılarda bulunmuştur. Japonya'da bulunduğu dönemde, samuray kültürünü var eden ustalardan biridir. Onun bu eşsiz yeteneği ve ustalığı zamanla hükümetlerin ilgisini çekmiş ve çeşitli ülkelerin askeri birliklerinde özel eğitimler vermiştir. Sayid çok özel bir usta ve eğitmen olduğu için sürekli farklı kimliklerle seyehat etmiş, kimliğini düşmanlarından saklamıştır. Hangi hükümetlerle çalıştığıyla ilgili bilgiler yok edilmiştir.

Sayid en son Irak'ta iletişim subayı olarak karşımıza çıkmıştır. Tam olarak nasıl bir hayat sürdü bilemiyoruz ama son dönemlerde adının işkenceci ve paralı katil olarak çıkması onun o büyük usta kişi, erdemli varlık imajını büyük ölçüde zedelemiştir.


*üstüne tıkla bekle bi daha tıkla, büyük bak daha iyi gör.

Acayip güzel bebeler yaptım, geliyo.
Yalnız düğme piyasası beni bitirdi. Düğme işine mi girsek diye düşündüm, neden diyceksiniz 2.5 tl'ye düğme mi olur? Walla varmış aldım, ama içim gitti.

6 Ocak 2010 Çarşamba

315 Sayid

Sayid is handmade by ecif. (Lost collection)

Sayid, yaklaşık 4150 yaşında, Mısır asıllı bir dövüş sanatları ustasıdır. Uzmanlık alanı sopa ile eskrimdir. Yıllar boyunca dünyayı gezmiş, gençleri sanatıyla eğitmiş ve günümüz dövüş sanatlarının gelişimine büyük katkılarda bulunmuştur. Japonya'da bulunduğu dönemde, samuray kültürünü var eden ustalardan biridir. Onun bu eşsiz yeteneği ve ustalığı zamanla hükümetlerin ilgisini çekmiş ve çeşitli ülkelerin askeri birliklerinde özel eğitimler vermiştir. Sayid çok özel bir usta ve eğitmen olduğu için sürekli farklı kimliklerle seyahat etmiş, kimliğini düşmanlarından saklamıştır. Hangi hükümetlerle çalıştığıyla ilgili bilgiler yok edilmiştir.

Sayid en son Irak'ta iletişim subayı olarak karşımıza çıkmıştır. Tam olarak nasıl bir hayat sürdü bilemiyoruz ama son dönemlerde adının işkenceci ve paralı katil olarak çıkması onun o büyük usta kişi, erdemli varlık imajını büyük ölçüde zedelemiştir.


*üstüne tıkla bekle bi daha tıkla, büyük bak daha iyi gör.

31 Aralık 2009 Perşembe

306 YENİ YIL VS.


Sevgili patateslerim,
yılın bu son gününün son saatlerinde işimi bitirdikten sonra hiç üşenmedim uykumdan fedakarlık ettim ve böyle dandik bişi hazırladım size. Umarım 2010 benim için ve sizin için çok daha verimli bi yıl olur.

yeni yıldan beklentilerim; (1-2-3 diye gitsemiydim daha mı sinir bozucu olurdu.)

güzel bi iş, iyi para, aşka hayır demem, yurtdışı, mümkünse sürekli yurtdışı, orda burda gezmece, daha çok oyuncak yapma, satma, sizleri Timbo'la tanıştırma, spora şimdiki gibi devam edip sigarayı bırakma, güzel işler yapma, daha çok güzel işler yapma, kazanılan parayla ona buna hediye alma, alma derken alıcam diyorum yani neyse çok uzatmıyım, güzel bi sene olsun istiyorum.

Bu akşam moda kadıköy civarlarında ordan oraya akıcam, sizin için de içicem. öpüyorum sevgiyle kalın ama lütfen 2010'da insan olun. Spor yapın, hareket edin, iş yapın; patates olmayın.

21 Aralık 2009 Pazartesi

302 Mr. Moon

biraz daha büyüğü için üstüne tıkla

Mr. Moon'u kısaca tanıyalım.
Yaklaşık 480 yaşındadır. Uçmayı çok sever, değişik ülkeler gezegenler görmekten zevk alır. Ayda yaşar, ay üzerinde hem yazlık hem de kışlık evi mevcuttur. Gezmediği zamanlar boş vakitlerini dünyada geçirir. Nadir de olsa İstanbul'a uğrar Galata'da çay içer, çok samimi bir arkadaşımdır. Çocukları çok sever, onların ayrı bi dünya olduğunu söyler. Lunaparkta roller coastera binmeyi ve suda şakalar yapmayı çok sever. Çok akıllı ve zeki bir yaratıktır, muhabbeti iyidir.


*Mr Moon'u sevgili dostlarım Gökhan, Burcu Atasoy çiftinin biricik bebesi Güneş Atasoy'a kendi ellerimle yaptım. Umarım beğenirler.

4 Aralık 2009 Cuma

294 Ecif'le Biyonik (Bölüm II)



"Ecif'le Biyonik" by Elif Sezgin
mouse operator: Burçkan Burçüstü


Yeni video geldi. "Ecif'le Biyonik" bölüm iki karşınızda. Ecif iyi seyirler diler.

Video'nun orjinalini izlemek istiyorum diyorsanız burayı tıklayın. Keşke o bayan gibi olabilsem.

"...Bİ DE ŞUNU TESPİT ETTİM
MESELA İNGİLİZCE BİLİYORUM
EEEEE
BOŞNAKÇA BİLİYORUM EEEEE
BİRAZ İTALYANCA ARAPÇA BİLİYORUM
EEEEE
VE BU DİLLERDE MESELA BEN
İNGİLİZCE Bİ KELİMEYİ
YANLIŞ ŞEY YAPTIĞIM ZAMAN
SÖYLEDİĞİM ZAMAN
E ONU OTOMATİKMAN
BENİM BEYNİMDE
ONU HEMEN DÜZGÜN HALE GETİRİYO
MESELA BEN DİYELİM
ANLADIM Kİ BURDA KAMERA YOK
KAMERA BENİM BEYNİMLE
O KİMİN BEYNİ ARASINDA Bİ BAĞLANTI VARSA
KAMERA ONUN BEYNİNDE..."

24 Kasım 2009 Salı

286 Ecif'le Biyonik (Bölüm I)



Ecif'le Biyonik by Elif Sezgin
mouse operator: Burçkan Burçüstü


Yeni video geldi. "Ecif'le Biyonik" bölüm bir karşınızda, ikinci bölüm pek yakında. Ecif iyi seyirler diler.

Video'nun orjinalini izlemek istiyorum diyorsanız burayı tıklayın. Keşke o bayan gibi olabilsem.

"EĞER İNSANLAR BANA YARDIMCI OLMAZSA
BANA NELER OLDUĞUNU İNSANLAR
ARAŞTIRMAZSA İNCELEMEZSE BEN İNTİHAR EDICEM.
VE İNTİHAR EDERSEM DE KİMSEYE BUNLARI SOYLİYEMEM Kİ.

Bİ GÜN SEN DE UYANIRSIN KULAĞININ İÇİNDE
BEYNİNİN İÇİNDE BU İNSANI BULABİLİRSİN
BENİM KARŞILAŞTIĞIM SORUNLA
AHMET DE KARŞILAŞIR
BEDEL DE KARŞILAŞIR
..."

9 Kasım 2009 Pazartesi

273 Ufo gördüm, tek şahidim ufo!


Cumartesi gecesi Büyükada'da bi arkadaşın evindeydik, yaklaşık 10 kişi fln. Evdeki herkes uyuduktan sonra Yeliz'le kalkıp terasta muhabbet ederken, gökyüzünde bi ışık görüdük. Oha lan ne biçim yıldız, bu kadar parlak yıldızı hayatımda ilk defa görüyorum, ohaa lan diye muhabbetler yaptıktan sora ulan bu hareket mi ediyo diye bi şüphelendik. Zaten Yeliz lenslerini çıkardığı için pek bi yere varmıyodu. Yok canım hareket etmiyodur bize öyle geliyodur öyle bakınca hareket ediyo gibi görünür yok yok etmiyodur dedik ve 3-5 dakka hiç ilgilenmedik.

Sonra ben o ışığın gerçekten hareket ettiğini düşündüğüm için, ışığı görüş alanım içinde olan balkondaki iple kendime göre sabitledim(çok zekiyim). İpin baya bi altında duruyodu. Yavaş yavaş ipin üzerine geçti. "Assi.tir kızım bu tarafa geliyo lannnn." dedim ve artık gözümü ayırmadım. Baya yavaş yavaş geldi, geldi. Bizim olduğumuz evin arka tarafına geldi. Hiç ses çıkarmıyodu, çok yavaş ve sabit bi yönde gidiyodu. Ben hala, yok canım uçaktır askeri gizli casus uçaktır fln diye düşünüyorum ama kendimden geçtiğim için çok heycanlıyım. Yeliz'e bağırıyorum kızım gel bak, ya baksana yaa. O da hiç umrunda değil uff hiç uğraşamam lensleri takmaya şimdi, meteor balonudur o, uçaktır bişi diildir, uff eliff gibi söylemlerde bulundu bana.

Neyse yaklaşınca ki baya da alcaktaydı. Evin arkasındaki ormanın üzerinde uçuyordu. Bildiğin alt kısmını net şekilde gördüm. Üçgen bişiydi fakat ön kısmı hafif düzdü. Ve beni bitiren, altında üç tane yuvarlak ışık vardı. İkisi üçgenin uçlarında biride ön tarafında kırmızı yanıp sönüyordu. Off hiç ses çıkarmıyo abi bu nası olur, ses çıkarması lazım uçaksa fln diye kendimden geçtim. Sonra öyle yavaşça gitti, (bana göre) adanın arka tarafına doğru, tepeyi geçti gitti. Hiç bişi olmadı öyle geldi ve gitti. Yeliz bana hala inanmıyo. Ya şimdi fotosunu çeksem net bile çıkmıycak kim bilir ne çıkıcak flaşlı mı çekerim flaşsız mı dedim ama zaten makine yoktu, zaten o sırada heycandan kendimden geçmiştim. Saat yaklaşık 04:50 civarıydı, çok ayıktım ve hayatımda ilk kez ufo görmüştüm.

İşte sevgili patatesler, ufo maceramı sizlerle de paylaşmış oldum. Bana bitek annem ve abim inanıyo, kendimi çok yalnız hissediyorum. Ufo görmenin kötü yanını öğrendim, kimse size inanmıyomuş. Şimdi en yakın zamanda bi tane daha görmek istiyorum, ama bi hareket olsun istiyorum, ne bilim ışık süzmesi çıkarsın, insin, kalksın, Yeliz'i rehin alsın fln bişi yapsın yani öyle çekip gitmesin hiçbişi olmamış gibi.


Ada'dan dönüşte hemen abimlere gittim, anlattım, çizdim, gösterdim. Sonra eve dönünce hemen anneme anlattım, annem de önceden gördüğü için acayip heyecanlandı. Baktık internetlerden nası bişi diye. Benim gördüğümden varmış literatürde, Black triangle. Tıklayınız bakınız. Bir gün ufo görmen dileğiyle bu yazıya burada son veriyorum. Seni çok seviyorum sevgili patatesim.

*Deli değilim sadece ufo gördüm. Artık kime beni işe almaz, off büyük şı.tım galiba.

21 Ekim 2009 Çarşamba

258 Looking for some .........


taze tazee....
* renkler internetlerde soluk görünüyo anlamadım bu işin aslını, internetlerin benimle bi sorunu var sanırım, bu günlerde.

18 Ekim 2009 Pazar

257 movin' on

Çeşmeye gittiğimden ve bunu ayrıntılı olarak inceleyeceğimizden bahsetmiştim sevgili patateslerim. Al sana çeşme, tatil, deniz, havuz. Son günlerde bunla uğraşıyorum, premiere'in salaklıkları vimeo'nunkilerle birleşince beni deli etmeye yetti. Yine de tam olarak istediğim gibi görünmüyo vimeo'da. Bilemedim ben bu işi, neyse pes ettim artık internetlerde bu haliyle, benim makinede super kalitede...iyi seyirler.