31 Ağustos 2009 Pazartesi

231 Durex Facebook app - Sex Tree



"Ad student Henrik Düfke at Miami Ad school has taken on the idea of having YACA* in his portfolio, but instead of a poster or a TV-spot, or dressing up a large obelisk in XXL condoms, he brings the idea of promoting safe sex to a facebook app that would freak anyone out. With it you'll even learn who out there is your weiner cousin!"

Ee fecebookta böyle bi apps bulamadım. Henrik'te beni dinliyo sanki, kime konuşuyorum, boşa konuşuyorum. Facebook'ta buldum kendisini, msg atıyım bari. "şşş henrikk'le başlayan....."

İnternete daha dün koymuşlar zaten, hadiiii arak spor.

230 Knorr Sidekicks "Salty" Ad



Bigshot Toyworks
contributed character development and design, as well as digital modeling for the "Salty" character in this new ad for Knorr Sidekicks. The clip was animated by the fine folks at Sons & Daughters, directed by David Hicks, and commissioned by DDB Canada for Knorr.

Bigshot Toywork çok başarılı bi ekip, hastasıyız. Karaktere bayıldım, kıskandım, çatladım.

Aaa ne güzelmiş, lan derken... alttakini gördüm. Yine de Knorr'un reklamı daha başarılı olmuş. Publix'in alttaki işi ise yaklaşık 8-9 senelikmiş.

28 Ağustos 2009 Cuma

229 See u later!

I see u!
I know what u did last summer!
I know what u did in Kaş!
I know what u did last night!
I know what u did last 8 hours!
I know what u did last 4 hours!
I know what u did last 2 hours!
I know what u did last 30 minutes!
I know what u did last 12 seconds!
I still know what u did last 6 seconds!

I follow you on Twitter!


*sağ gözümde sıkıntı çıktı. bi süre, tek gözle takipteyim.

26 Ağustos 2009 Çarşamba

229 İnternetler nereye gidiyor? Köprü'de inicek var.


Bu internetlerde, insanlar ne kadar çok konuşuyolar ya. Walla sıkıldım, billa sıkıldım. Herkesin bi bloğu bi twitter'ı bi frienfeed'i bide facebook'u olduğunu düşünürsek ve hergün buralarda vakit geçirip deli gibi status'ler, feedler verdiklerini düşününce, düşünmeyi bırak görünce, beynim şişti afedersin.

Her ne kadar içinde olsam da bu internetlerin, bi o kadar da kaçmak istiyorum. İnternetlerden kimseyle tanışmak istemiyorum mesela. Irc zamanında yaptık onu, güzel muhabbetler de döndü ama şimdi ne gerek var diyorum.

Mesela Twitter'ın da şu an Türkiye'de ne amaçla kullanıldığını anlayamamaktayım. Feed mi veriyoruz? Takip ettiğimiz insanların günlük hayatlarında yaşadıkları normal durumlara yorumlar mı yapıyoruz. Bu yorumlar ne kadar işimize yarıyo. Feed türleri nelerdir?
nasıl feed verilmelidir? Dünyada dönen feed'lerle Türkiye'deki feed'ler arasında ne gibi farklar vardır? Nedendir? Sadece, artık cebimize msg gelmediği için midir bu farklar?

"Sosyal Ağları kullanıyo musun?" diye soran birine şaşkın şaşkın baktıkdan sonra, gece eve gidip insanın twitter'ını bulup, insanın bütün hayatının twitter ve friendfeed olduğunu görüp, her anını fotograflayıp twitpic'e koymasına şaşırıp, ertesi gün kendisinden gelen follow request'ı reddetmem; düşüncelerimi yeteri kadar açıklıyodur diye düşünüyorum.

Her eve 4 blog, 4 facebook, 4 twitter, 4 friedfeed diyorum. Millet kendi bloğun'a yazı yazmaktan başka şeyleri takip edemez oldu ya da sadece bloğa yazmak, feed vermek için internetleri takip eder olduk mu?

Sosyal ağlarda görüşmek üzere, ben dışarı çıkıyorum.

228 Unofficial video'ları severiz.


Unofficial video for Metronomy - On the Motorway (2009)


25 Ağustos 2009 Salı

227 design by Liam Fahy

Self Assemble shoe
Drapers Award Safari Shoe

Wassilly Accessory


I-Ashi Shoe

Hayatımda hiç bi ayakkabıdan (I-Ashi Shoe) bu kadar etkilenmedim. Noluyo lan yaşlanıyo muyum?

buradan orjinalite , yapım aşamasında.

20 Ağustos 2009 Perşembe

226 Ecif'le Doğum Günü


Evet sevgili patateslerim, bi tanecik kumpirlerim benim, tatil sonrası yoğun geçen hafta sonrası sizlerle pek ilgilemediğimi biliyorum. Ama güzel günler bizi bekliyor. Bu cumartesi akşamı doğum günüm vesilesi ile Kiki'de büyük eğlence ayarladım. Deli gibi içip, dans etmece, düşmece kalkmaca, dans etmece, votka burn içmece....

Saatler 23:30'u vurduğunda soyulmaya hazır tüm patatesleri Kiki'ye bekliyoruz.
Cihangir'den Darita, Şişli'den Supermatik ve Otokopi gazı vericek, biz soyulucaz.

Dans zor zanaat.


*special thanks to Dara, Otokopi and Supermatik.
artwork by Otokopi

Ayrıca "Patates Partisi"ne katılamayacağını bildiren, pek sevgili reklam ajansı çalışanı arkadaşlarıma "G.tünüzü kesicem, haberiniz yok, bebişim." diyorum.

Sevgiler

225 Kayıp Balık Memo'ya gidelim mi?


Kaş Kültür Evi'nde ücretsiz film gösteriminde Kayıp Balık Memo'ya ne dersin? Bed Time Storise'den bahsetmiyorum bile.

Oha mayıs ayının programıymış. Ah be kaçırdık.

18 Ağustos 2009 Salı

224 Welcome to Electric City


Kaş'ın denizi dünyanın en güzel denizi. Peki nerelerde denize girilir? İstedğiniz heryerde peki ama oralarda elektrik var mı? Sanırım bu çok önemliymiş, Nuri's beach e göre. Neyse Kaş'a gideceklere önerilerim var.

- Nuri's Beach e gitmeyin. Ben gitmedim şahsen.

- Limanağzından denize girmek istiyorsanız en rahat yer Bilal Abi'nin yeridir. (suyun sıcaklığı ortalama Kaş'a göre biraz daha ılıca)

- Çınarlar iyidir. Su soğuk mis gibi ama pek balık görme şansınız yok.

- Kekova turuna çıktıysanız dönüşte mutlaka soğuk su kaynağında durunuz. Büyük Çakıl'ın yan tarafında. Çok manyakkkkkk.

- Kaş Camping denizi tam bana göre, üstler soğuk altlar sıcak. Hele bide şnorkel palet manyağı iseniz benim gibi, balıkları kovalamaktan kendinizden geçiceksiniz. İdda ediyorum Kaş'ın en balıklı yeri Kaş Camping. Bi çift baby kalamar var, kendileriyle 15, 20 dakka yüzdüm heralde. Kovalayınca kaçıyolar ama yanlarında sakince durursanız onlar da duruyo, off superler. Bi sualtı makinem yoktu ki çekiyim.

- Eskiden inceboğaz çok iyidi ama şimdi halk plajı yapmışlar, rezillik hiç uğramadım bile busefer.

Ya bide Kaş iyi yaa Mavi'de bira 5 ytl. Hatta Hideaway'de daha da ucuz. Ne diyim ki daha.

*Geleli 5 gün fln oldu ama freelancelerden başımı kaldıramıyorum. İyidir iyidir.

2 Ağustos 2009 Pazar

223 Tatil dolayısıyla KAPALIYIZ.


Birazdan Kaş'a doğru yola çıkıyorum. Eşyalarımı topadım eksik ne var diye düşündüm düşündüm bulamadım. Deniz deniz Kaş denizi dünyanın en güzel denizi of deli gibi dalıcam... Hepinizi çok seviyorum sevgili patateslerimm, bensiz rahat mutlu bi kaç gün geçirin emi.

Bu sizi biraz mutlu eder:
Bide aceleden kolumu çarptım kapıya of çok ağrıyo.

31 Temmuz 2009 Cuma

222 Twitter'larda kayboldum.

Share photos on twitter with Twitpic

Bugünümü Twitter'da kaybolarak geçirdim. Hatta bi ara firefox bile bu yoğunluğa dayanamadı, bi yavaşladı. Neyse anladım ki Demi More internetleri benden daha aktif kullanan bir insanmış. Gerçi kendisine insan demek ayıp olur ama bilemedim. Kadın deli gibi fotoğraf koymuş Twitpic'e. İnanmazsın hepsine baktım, en çok bu fotoğrafı beğendim. Ayrıca bi kıl oldum niye Ashton gibi manitalar buralarda yok diye ama neyse güzel kadın.

Oprah'ın Twitter'ında bi numara yok, herkesi çok seviyo, herkes mükemmel dünya harika bi yer.

ayrıca şunlara da bi bakın isterseniz
http://twitter.com/camerondiaz_
http://twitter.com/itsLucyLiu
http://twitter.com/drewbbarrymore
http://twitter.com/katyperry (Bu baya iyi eheheh)

Bunlar da insan kabul etmemiz lazım.

30 Temmuz 2009 Perşembe

221 FinePix Real 3D



FinePix Real 3D W1

FinePix Real 3D W1 Dünyanın ilk 3D digital kamerası. 3D fotoğraf çekip, üstüne de başka bişi yapmıyorsunuz heralde. Bu teknolojiyi ne anlayacak ne de anlatacak kafa kalmadı bende. Bu ne ya... FinePix Real 3D W1'de iki adet Fujinon lens kullanıyor. Doğal görünümlü 3 boyutlu görüntüler elde etmek için bu iki lens üzerinden oluşan iki farklı görüntü bir araya getiriliyor. Al sana gerçek gerçek. Bide kokulu fotoğraf makinesi çıkarsa tam bomba olur.


FinePix Real 3D V1

Bu alette FinePix Real 3D V1 dijital çerçeve, özel gözlüklere gerek kalmadan görüntüleri 3D olarak görüntülüyor.

Bu teknolojileri kafam basmıyo burdan devam edin...
Fujifilm beni bitirdin, nerdeyse teknolojik sopaya bile inanıcak kıvama geldim.

26 Temmuz 2009 Pazar

220 Ecif'in Ice Age 3 Macerası


Evet yaptım, bunu başardım. Az önce eve geldim sıcak sıcak bildiriyorum. Kadıköy Nautilus Cinebonus sineması 19:45 matinesine gittim. Öğrenci olmadığım halde (arkadaşlar geçen öyle yapmışalardı ben de hep salak gibi tam alıyorum senelerdir.) hadi bi şansımı deniyim diyip bir öğrenci istedim, 18.00'den sonra öğrenci bileti satmıyolarmış. Nasıl yani, öğrenciler 18:00'den sonra sinemeya gidemez mi? Neyse zaten şansımı denemiştim hadi bakalım tam olsun, ne kadar? 17.5 ytl! Haa nası yanii ohannesburger. Meğersem haftasonu sinemalar daha pahalıymış. Bu ne beee, ne biçim bi saçmalık bu. Öğrenciysen hafta içi 18:00'den önce sinemaya gitme imkanın yoksa; ki hiç sanmıyorum, tamsın. Ayrıca zaten haftasonu herkes tam, iki kere tam. Hımm ben de bu koltuklar neden bu kadar rahat ne güzel diye düşünüyodum, hani artık güzellikleri hak ediyoruz demekki fln diyodum ki, Mars sinemaları bizden o güzellikleri nakit şeklinde alıyomuş zaten.




Neyse, gişedeki görevli "Gözlüğünüzü büfeden alabilirsiniz." dedi. O anda bi kıllandım zaten, nası büfeden yani??? Olay şudur, aslında iki fiş kesmişler ve 17,5 ytl'nin 2.5ytl'sini bizden gözlük kirası olarak almışlar. Ve çıkışta o gözlükleri iade etmemizi istiyolar. Nası yani, ben 3D sinemaya gelmişim, filmi izlemek için gözlüğe ihtiyacım var ve Mars/Cinebonus bunu bana 2,5 ytl karşılığında kiralıyor. Alalalala ben kaç kere 3D sinemaya gittim böyle bir uygulama yoktu, parayı veriyodun, bileti alıyodun, girişte gözlükleri dağıtıyolardı. Belkide aşık olduğum için kaç para verdik filan gözüm görmüyodu. Bu yeni bir uygulamaymış ve fişleri ayırmışlar, işin o kısmını hiç anlamadım iki fiş var biri gözlük için, 2.50ytl kdvsi %18; diğeri sinema bileti 15ytl kdvsi %8. Bu yaptıkları şey kimin için iyi onu pek anlayamadım, kafam basmıyo o kadar ama bu işin içinde ya biiş var ya da önceden varmış. Çünkü sonra şikayete gittiğim görevli "Eskiden de gözlük bedeli alınıyordu, ama tek fiş veriliyordu." dedi. Kdv oranlarından anlamam ama bu gözlük bedeli alma olayı kadar saçma birşey görmedim, diycem diyemiyorum devamı geliyor.

Neyse sinemaya girdim harika super, koltuklar yumuşacık, ohh bide Ice Age 3 başladı, daha ne isterim. Film super harika gidiyo, hızlı bi sahnenin ortasına birden film durdu. Aaa hımm, ara olmuş ta böyle mi verilir ara, tamam neyse film super. Hemen kendime patlamış mısır ve kola aldım, super harika mükemmel. Film başladı, yaklaşık 5-10 dakka sonra görüntü durdu. Hani kopya dvd alırsınız da takılır ya. 1 dakika fln durdu, salonda bir iki kişiden sesler çıktı neyse film devam etti, 3 dakika sonra tekrar, sonra yine, yine, sesler bakışmalar, sıkıntı, yine... Film toplam 17 kez takıldı. Film, bok oldu, hiç bi tadı heyecanı kalmadı, nerde kaldığımızı unuttum hatırladım, unuttum, delirdim.

Beni tanıyanlar bilir, zaman zaman biraz şirret bi insan olabiliyorum . O kadar çok olay çıkarmadım ama off çok isterdim büyük olay çıkarmayı. Ama sorunun farkındalardı. Ben ve benim gibi bir kaç kişi vardı şikayete giden, görevli dediki:" Bu teknolojinin son ürünü bi sinema, biz de ilk defa karşılaşıyoruz böyle bir sorunla." Teknolojinin son ürünü lafı beni bitirdi zaten. Sorunun farkındaysan, ki hiç öyle görünmüyodu, filmi kesersin bişi yaparsın neyse ya. Benim gibi sesini yükseltenlere de davetiye verdiler. Bende tek başıma gittiğim halde 2 kişilik dedim ve aldım, bunu da hak ettim diye düşünüyorum.

Biraz sinirlendim bu akşam sevgili patatesler, uzun yazdım kusuruma bakmayın. Şimdi iki kişilik davetiyem var. Bu sefer sinemaya gidicek birini bulurum heralde, beleş olunca...

219 Hayao Miyazaki's Ponyo



"Ponyo (Ponyo on the Cliff by the Sea) is a 2008 Japanese animated film by Studio Ghibli, written and directed by Hayao Miyazaki. It is Miyazaki's tenth film for Ghibli. The plot centers on a juvenile fish named Ponyo who wants to become a human girl. In pursuing her goal, she befriends a five-year-old human boy, Sōsuke."...
devamı wiki'de

Orjinal sitesi burda, anlayabilirseniz tabi, filmin ingilizce bi web sitesini bulamadım. Disney pek sallamamış galiba, böyle bişiy var.

Film, bizde 31 Temmuz'da vizyona giriyo, acayip güzel bi film olduğuna eminim. Acil gitmek lazım diyorum ama kesin yine geciktiricem, zira 1 Ağustos'ta Kaş'a gitmeyi planlıyorum. Trailer'daki deniz sahneleri Kozyndan'ı anımsattı (bakınız), belki başka bi olayı vardır bilemiyorum.

Super super kopya dvdsi alınacak film değil, sinemada izlenecek film; evlenilecek kadın gibi. ahaha çok saçmaymış.


*bugün Ice Age 3'e gitmeyi düşünüyorum, acaba yapabilecek miyim. Gidicek kimseyi de bulamadım f.ck.